Açık nedir?

1. Kolay anlaşılır, vazıh
2. Engelsiz
3. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
4. İşler durumda olan
5. Örtüsüz, çıplak
6. Aralığı çok
7. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal
8. Bir ihtiyacın karşılanamaması durumu
9. Boş
10. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
11. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
12. (renk için) Koyu olmayan
13. (kitap, resim, film için) sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan
14. Kapalı olmayan (hava, iş yeri)
15. Belli bir yerin biraz uzağı
16. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
17. Doğru olarak, açıkça

Cümle içinde kullanımı

Açık söz.
Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim.
- R. Nuri Güntekin
Açık yol.
Açık pencere.
Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik.
- R. Nuri Güntekin
Açık dükkan.
Bazı dükkanları açık olan caddeden sola saptılar.
- Ömer Seyfettin
Açık baş.
Açık adımlarla. Arkadaki at, açığı kapattı.
Açık kadro.
Bütçe açığı.
Ülkenin doktor açığı.
Kağıtta açık yer kalmadı.
Bu adamın her ısı açıktır.
...her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o.
- Tarık Buğra
Açık mavi.
Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu.
- Ömer Seyfettin

Erken kalktığım açık, bulutsuz sabahlar herkes gibi bana da çocukluğumu hatırlatır.
- Ömer Seyfettin
Tren yolu nehrin açığından geçer.
Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır.
- B. Necatigil
Açık konuşmak.
İnsan mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?
- M. Yesari

Açık kelimesinin ingilizcesi

adj. open, uncovered, wide open, visible, apparent, obvious, bare, clear, unclouded, cloudless, definite, exposed, blank, aboveground, articulate, avowed, broad, candid, categorical, clean cut, clear-cut, confessed, crystal, decided, declared
adv. expressly, in blank, explicitly
n. shortage, deficient amount, shortfall, deficiency, deficit

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç