Anka Kuşu Nedir?

Kuş hakkında pek çok sayıda efsanelerden bahsedildiğini ve içinde yer aldığı pek çok masalın olduğu bilinmektedir. Çoğu kültürde farklı hikayelerle farklı şekilde bahsi geçen bu kuşun neden bu kadar çok bahsi geçen bir canlı olduğuna dair söylentiler de doğal olarak birbirinden farklıdır.

Bir diğer adı “Zümrüd-ü Anka” olan bu kuşun sıklıkla anıldığı isimlerden birisi de budur. Türklerin bu isimle andığı kuş Arap kültüründe “Anka” olarak geçmekte, bunun dışında daha farklı kültürlerde daha farklı şekil ve isimlerle anılmasıyla birlikte çoğu bu tip tarihi öğeleri araştıran profesörlerin ve araştırmacıların dahi bu türde bir canlının bir dönem var olabildiğini düşünmesine en sonunda sebep olmuşlardır.

Örnek verilecek olursa, Yunan mitolojisinde anka kuşundan kartaldan daha büyük ve daha kalın tüylü olan bir kuş olarak söz edilmektedir. Çoğu kişi tarafından varlığına inanılan bu kuş hakkında ortaya atılan iddialara göre ankanın çok uzun süren bir yaşamının olduğu, toplumda herkesin bu kuşu göremeyeceği; görenlerin de ömürlerine ömür katacağı bilinen gerçekler arasında olmaktadır. Bu örnek sadece anka kuşu için ortaya atılan örneklerden biri olmakla birlikte konuyla ilgili pek çok efsane ve hikaye yer almaktadır.

Anka kuşunun Kaf dağında yaşadığına dair inançta bulunmaktadır. Bu dağın tepesinde yaşayan kuşun yüzünün insana benzediği, vücudunun her bir hayvanın farklı bir kısmının birleşmesinden oluştuğu, çok renkli tüylere sahip olduğu ve cinsiyetinin erkek olduğu söylenir. Halk arasında anlatılan pek çok masalda rastlanabilecek bir karakter olan anka kuşu, anlatılan masallarda genellikle masal karakterini sırtına alarak uzak diyarlara uçarak götürmektedir.

Şahname’ye göre Anka kuşu

Anka Kuşu

Firdevsi’nin yazmış olduğu Şahların Kitabı eserinde, karakterlerden biri olan Kral Sam’ın oğlu olan Sal, albino (tüylerin ve saçın beyazlığı hastalığı) hastalığından muzdariptir. Kral oğlunun bu halini görünce onun şeytanların bir türü olarak düşünüp bir dağ başına terk eder. Çocuk orada çok ağlayınca Simurg da denilen anka kuşu çocuğu oradan alır ve ona bakmaya başlar. Simurg’un bütün bilgi ve donanımını öğrenen Zal, büyüyüp koca bir erkek olduğu zaman insanların içerisine karışmak istemektedir.

Simurg bu duruma çok üzülse de ne olursa olsun çocuğa kendisinin bir tüyünü verdikten sonra kendisini uğurlar. Bu tüyü vermesinin amacını ise Zal’ın kendisine ne zaman ihtiyacı olursa bu tüyü yakmasının yeterli olduğunu söyleyerek açıklar. Kendi krallığına dönen Zal ise kısa bir sürede Rudaba’ya aşık olarak kendisiyle evlenir.

Eski Yunan döneminde Anka kuşu

Bu dönemlerdeki mitolojiye göre de Simurg olarak anılan anka kuşu, hem kusursuz bilgilere sahip olmakta hem de bilgi ağacı denilen bir yerde yaşamaktadır. Bir gün ortadan kaybolduktan sonra, kendisinin engin bilgilerinden faydalanan kuşlar panik olur. Uzun zaman Simurg’u arayıp bulamazlar, en son umudu kestikleri bir gün onun altın bir tüyünün bulunduğu haberi gelir ve Simurg’u aramak için hep birlikte uzak diyarlara yolculuk etmeye başlarlar.
Aramaya gidecekleri yerde aşma zorunlulukları olan 7 ayrı vadi vardır. Bu vadiler sırasıyla; istek, aşk, marifet, hayret, tevhid, yokluk vadileri ve Simurg’un bulunduğu son vadidir. Bu yolculuk esnasında ilk baştaki vadiden itibaren kuşların sayısında oldukça azalmalar meydana gelmektedir. Bülbül, kartal, papağan gibi kuşlar türlü bahaneler göstererek yoldan vazgeçmişler; en sonunda Kaf dağına ulaşıldığında bu hayvanların içerisinden sadece 30 tanesi Simurg’u görme yetisine erişebilmiştir.

O an Simurg onlara durumu açıklayarak zaten Simurg isminin kendilerini ifade ettiğini, Si kelimesinin 30 anlamına ve Murg kelimesinin de kuş anlamına geldiğini söylemektedir. Yani Simurg, aslında bu 30 kuşun kendilerinin yansıması olmaktadır.

Fars mitolojisinde anka kuşu

Anka Kuşu

Bu inanışa göre anka kuşu aşırı büyük bir varlık olmakta ve kanatlı olduğu için uçabilmektedir. Bazı dönemlerde şekil değiştirmiş; yapılan resimlerinde kafasında bir resimde köpek kafası resmedilmişken diğer bir resimde insan kafası şeklinde resmedildiği görülmüş; bazen de aslan pençeleri olan bir tavus kuşu olduğu belirlenmiştir.

Antik İran mitolojisinde anka kuşu

Antik İran mitolojisinde yer alan anka kuşuna dair inançlarda, en çarpıcı olarak bu kuşun yaşama süresinin söylentileridir. Buradaki inanışta anka kuşunun toplam 1700 yıllık bir süreçte yaşadığı söylenmektedir. Hatta ve hatta bu rakamdan sonra çoğu kaynakta anka kuşunun 1700 yıl değil, sonsuz bir yaşam süresine sahip olduğu; ölümsüz ve kutsal bir kuş olduğu anlatılmıştır.

Yine inanışlara göre, burada da Simurg olarak anılan bu kuşun bir anda uçmaya başlamasıyla birlikte, kendisinin donanımlarını aldığı “bilgi ağacı”nın her bir dalı ve yaprağı rüzgarın heybetinden titremeye başlamakta ve böylelikle de ağacın üzerinde yer alan her türlü bitkinin tohumları rüzgarla dağılmaktadır. Dünyanın dört bir yanına dağılan bu tohumlar her türlü bitkinin yetişebilmesini sağlamakta ve insanların bu bitkilerden yararlanarak tedavi olmalarına yardımcı olmaktadır.

Yorumlar

oooo güzel 08.02.2017
güzel fenadeil çokkkkkkkkkkkk efsane hemen yükleyin hep bakın sadece biraz bokuna sıçmış b ir uygulma sıçmışlar ama neyse
Cevapla

Yorum ekle

Vazgeç