Öğrenme nedir?

Öğrenme, yaşantı sonucu davranışta meydana gelen nispeten sürekli değişikliktir. Çevreye uyum sürecidir.

Bu bakımdan ihtiyaçları daha iyi karşılayacak biçimde düzene koyma ya da yeni bir durum karşısında bunları yeniden örgütleme anlamına gelir. Davranışta öğrenme sonucu meydana gelen değişmeleri, olgunlaşmanın etkilerinden ve geçici fizyolojik değişmelerden ayırt etmek gerekir.

Organizmanın içinde var olan yeteneklerin kendiliğinden gelişmesine ve varabileceği düzeye varmalarına ‘olgunlaşma’ denmektedir. Olgunlaşma: organizmanın temelindeki potansiyel güçlerin göreve hazır bir duruma ulaşmasıdır. Öğrenme aktif bir oluşumdur; yaşantılar sonucu meydana gelir.

Öğrenmeyi bireyin kendi tepkileri, etkinlikleri ve yaşantıları yoluyla çevresine uyum tarzını değiştiren davranışlar geliştirmesi veya davranışlarının farklılaşması olarak tanımlayabiliriz. Bireyin çok fazla tekrarlanmış uyarıcılara karşı alışma sonucu duyarlılığını kaybetmesi şeklindeki bir davranış değişikliğine öğrenme diyemeyiz.

Öğrenmenin özellikleri

Öğrenme davranışta bir değişmenin meydana gelmesi halidir. Davranıştaki değişme oldukça kalıcı ve uzun sürelidir.Yani öğrenme oldukça kalıcı bir davranış değişikliğidir. Öğrenme bireyin aktif oluşunun bir takım edimlerde bulunmasının veya yaptığı egzersizlerin sonucudur. Öğrenme gerçekleşmiş ise transfer edilmesi de söz konusudur.

Öğrenme doğrudan doğruya gözlenemez.Gözleyebildiğimiz bireyin performansıdır. Performans ise öğrenme ile birlikte başka değişkenlerin de ortak fonksiyonudur. Öğrenme kişinin daha sonra karşılaşacağı durumlara farklı bir yaklaşım göstermesidir. Öğrenme davranışın referans çerçevesindeki işaret ve ip uçlarında değişme demektir.

Bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için çevresiyle sürekli olarak ilişki içinde bulunması ve organizmanın alt sistemleri arasındaki etkileşimlerin sürmesi gerekir ki, bunu sağlayan bütünleştirici sistemlerin en önemlisi sinir sistemidir. Sinir sistemini oluşturan özgül yapısal ve işlevsel birimlere nöron denir.

Canlının her türlü davranımı beyinde yer alan nöron kümesi etkinliği ile olur.Öğrenme, beyinde bir takım kimyasal, elektriksel değişiklikler ve sinir sisteminde yeni sinaptik bağların kurulması ile açıklanmaya çalışılmaktadır.

• Öğrenme davranışta bir değişikliktir.Bu değişiklik iyiye doğru olabileceği gibi kötüye doğru da olabilir.
• Yaşantı sonucu meydana gelen bir değişikliktir.
• Herhangi bir olayın yada durumun öğrenme adını alması için değişikliğin nispeten sürekli olmasının gereği vurgulanmaktadır. Bir süre devam etmeli, kalıcı olmalıdır.
• Değişen davranışlar gözlenebilmelidir.

Davranış: Organizmanın gözlenebilen ya da gözlenemeyen açık ya da örtük etkinliklerinin tümüdür. Doğuştan gelen davranışlar göz bebeğinin şiddetli ışıkta küçülmesi, az ışıkta büyümesi gibi refleks davranışlardır.

Geçici davranışlar: Alkol, ilaç, uyuşturucu madde, hastalık gibi çeşitli etkilerle ortaya çıkan sonrasında yok olan davranışlardır.

Sonradan kazanılan davranışlar: Doğuştan getirilmeyen, öğrenme sonucu ortaya çıkan davranışlardır.

İçgüdü: doğuştan getirilen türe özgü davranış biçimleridir. Bir davranışın içgüdü olabilmesi için aşağıdaki koşulları yerine getirmesi gerekir.

• Doğuştan gelmelidir.
• Bir türün tüm üyelerinde olmalıdır.
• Başka türlerde olmamalıdır.
• Karmaşık bir davranış örüntüsü bulunmalıdır.

İçgüdü; bir türün gelişimsel ve/veya çevresel koşullarda, belli uyarıcılar karşısında belli bir davranış biçimi sergilemeye yönelik tek tip, kalıtsal, otomatik eğilimdir. İnsanlarda içgüdü değil, içgüdüsel davranış terimi kullanılır.

Refleks: Doğuştan getirilen, belli bir uyarıcıya karşı organizmanın belli ve basit bir davranış gösterme eğilimidir. Refleks bir uyarıcıya karşı meydana gelen istem dışı tepkidir. Refleksler sonradan öğrenilmez, doğuştan gelir.

Performans: Performans öğrenilenin gözlenebilir hale dönüşmesidir. Öğrenme zihinsel süreçler içinde oluşur. Zihinsel süreçler gözlenemediğinden ötürü, öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmek için, öğrenilenin gözlenebilen yönü yani performansı değerlendirilir.

Öğrenmeyi etkileyen faktörler

Türe özgü hazır oluş: Öğrenecek olan organizmanın, istenilen davranışı göstermesi için gerekli olan biyolojik donanıma sahip olmasıdır. Örnek: Papağana konuşmayı öğretebiliriz ama kanaryaya öğretemeyiz. Organizmanın neyi öğrenip, neyi öğrenemeyeceğini belirler.

Genel Uyarılmışlık Hali ve Kaygı: Herhangi bir öğrenmenin olabilmesi için bireyin uyarılmışlık haline gelmesi gereklidir.Kişi tamamen uyanık değilse ve bütün enerjisini yaptığı iş üzerinde yoğunlaştırmamışsa iyi bir öğrenme gerçekleştirmesi beklenemez. Örnek: Birey panik halindeyken uyarılmışlık düzeyi yüksek, uyku halindeyken uyarılmışlık düzeyi düşüktür.

Olgunlaşma: Organizmanın kendisinden beklenen gelişim görevlerini yerine getirebilmesi için kalıtımın etkisiyle yaşadığı biyolojik değişiklik sürecidir. Organizma türe özgü hazır oluş durumuna geldikten sonra olgunlaşma olur.  Örnek: 3 Yaşındaki çocuk okuma yazma davranışını gösteremez ama 7 yaşındaki bir çocuk gösterebilir.Herhangi bir organın, o organdan beklenen görevi yapabilecek düzeye gelmesidir.

Yaş: Öğrenme hızı eğrileri kişinin takvim yaşı ile ilişkili olarak, onun yaşa bağlı olan zeka eğrisine paralel bir görünümdedirler.

Zeka: Öğrenme hızının kişinin zeka durumuyla yakın ve doğrudan doğruya bir ilişkisi vardır. Çünkü zeka hız ve doğruluk oranı ile doğru orantılıdır.

Güdülenme: Güdüler bizi harekete geçiren güçlerdir, yani davranışı bir amaca doğru başlatan ve sürdüren bir iç şarttır. Öğrenmede güdüler üç yönde önemlidir; Güdü davranışı oluşturan en önemli koşuldur.Güdü, pekiştirme için de gereklidir, yani davranışın sürdürülmesini sağlar. Güdü davranış değişikliğini de denetler. Böylece organizmanın istenen tepkide bulunabilme olasılığı artar.

Dikkat: Bilincin belli bir noktada odaklanması, toplanması olayıdır. Öğrencinin öğrenebilmesi için dikkatini derse karşı yoğunlaştırması gerekir. Bunu pekiştirme, kaygılandırma ya da güdüleyerek yapılabilir. Dikkat dağınıklığı konuya karşı yoğunluğu engeller. Örneğin gürültülü bir ortam, moral bozukluğu v.b. durumlar dikkati bozar ve öğrenmeyi azaltır.

Aktarım(Transfer): Bir düzeyde yapılan öğrenmenin daha sonra öğrenilecekleri kolaylaştırmasıdır. Örneğin, karenin alanını öğrenen bireyin üçgenin alanını da öğrenebilmesi kolay olur.

Sözlükte "öğrenme" ne demek?

1. Öğrenmek eylemi.

Cümle içinde kullanımı

Benim kafam böyle bir öğrenme usulüne de yaradılıştan müsait değildi.
- Y. K. Karaosmanoğlu

Öğrenme kelimesinin ingilizcesi

n. learning

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç