Sözlükte "çalışma" ne demek?

1. Çalışmak eylemi, emek, say.
2. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az ya da çok zorlanması.
3. Bünyesindeki suyun azalması ya da çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.

Cümle içinde kullanımı

Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim.
- Y. K. Karaosmanoğlu

Çalışma kelimesinin ingilizcesi

adj. working
n. work, study, job of work, labor, labour [Brit.], working, action, practice, workout, exercise, training, gear, praxis, priming, running, starting

Çalışma nedir? (Felsefe)

İnsanın iş araçları yardımıyla, doğadaki nesneleri kendine mal ettiği, onları dönüşüme uğratıp, kendisine yararlı hale getirdiği amaçlı, bilinçli faaliyet.

Çalışma, toplumsal pratik1 in temel biçimidir. «Çalışma, en başta insan ile doğa arasında bir süreçtir insanın doğa ile kendisi arasındaki madde alış-verişini kendi faaliyetiyle sağladığı, düzenleyip denetlediği bir süreçtir. İnsan, doğadaki nesnelerin karşısına bir doğa gücü olarak çıkar beden gücünü temsil eden doğal güçlerini, kollarını, ayaklarını, kafasını ve ellerini, doğadaki nesneleri kendi yaşamı için kullanabileceği bir biçime sokabilmek amacıyla harekete geçirir. Bu hareket sayesinde kendi dışındaki doğaya etki yapıp onu değişime uğratırken, aynı zamanda kendi doğasını da değiştirir. Kendi doğası içinde uyuklayan güçleri geliştirir, bu güçlerin birbiri üzerindeki etkilerini kendi egemenliği altına alır. » (Marks)

Çalışma süreci şu üç uğrağı kapsar:

1) Amaçlı faaliyet

2) İş nesnesi

3) İş araçları.

Çalışma, her sosyo-ekonomik kuruluş içinde, insanın varoluşunun önkoşuludur. «O, her insan yaşamının birincil ve öyle bir temel koşuludur ki, belli bir anlamda: İnsanı çalışma yaratmıştır, demek zorundayız. » (Engels)

Çalışma, insanı hayvandan ayırt eden en önemli özelliktir. İnsan varlığının bilinç, düşünme ve dil gibi, öteki bütün ayırt edici özellikleri, ancak çalışma sayesinde ve onun temeli üzerinde doğabilmişlerdir. Marks ve £ngehy çalışmanın, toplumsal yaşam süreci içindeki belirleyici rolünü fark ederek, onda toplumun ve toplum tarihinin bilimsel, maddeci açıklamasına olanak veren anahtarı bulmuşlardır.

Çalışma, amaçlı faaliyet olarak bilinci ve iradeyi içerir çünkü tasarlanmış sonuç, daha işin başında zihinsel olarak vardır. İnsan, iş yapma yeteneğini kullanarak güçlerini ve yetkinliklerini geliştirdikçe, kendi varlığını da gerçekleştirir. Bu anlamda, çalışma özgür bir faaliyettir. Gelgelelim, üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan sınıflı toplumlarda, bu özgürlük, ancak mevcut olanaklar ölçüsünde vardır. Böyle toplumlarda çalışan insan, üretim araçlarından koparılmış olup, ya ekonomi-dışı baskıyla -köleci toplumda ve feodal toplumda olduğu gibi- ya da ekonomik baskıyla -kapitalist toplumda olduğu gibi- üretim araçlarının sahibi için çalışmaya zorlanır kısacası, sömürüye boyun eğmek zorunda bırakılır. Sınıflı toplumda çalışma, dış baskının çalışmama ise, özgürlüğün ilk belirtisi olarak ortaya çıkar. Kapitalist toplumda üretimi yapanların, üretim araçlarından ve üretilen ürünlerden koparılmış olması, yabancılaşma biçimine bürünür. Marks bu nedenle kapitalist toplumdaki çalışmayı yabancılaşmış çalışma diye tanımlar.

Sosyalist devrim, üretim araçlarının özel mülkiyetine son verip yerine toplumsal mülkiyeti koyar işçileri üretim araçlarıyla birleştirir, sömürüyü ve yabancılaşmayı ortadan kaldırır. Böylece çalışma sosyalist toplumda nitelikçe yeni bir karakter kazanır, gittikçe daha özgür üreticilerin özgür faaliyeti haline gelir. Sosyalist toplumda çalışma, sadece maddi gereksinimleri gideren bir araç olmaktan çıkar, yeni toplumun maddi-teknik temel yapısının kurulmasıyla birlikte, insanın yeteneklerini, gücünü ve yetkinliklerini geliştiren, ona her bakımdan alabildiğine yetişkin bir sosyalist kişilik kazandıran ve onu topluluğuna yararlı duruma getiren, yaratıcı bir faaliyet olur. Bu anlamda çalışma, sosyalist toplumda insan yaşamının temel bir gereksinimi haline gelir.

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç